Turizm kalıcı çözüm mü, geçici dengeleme aracı mı?

Turizm kalıcı çözüm mü, geçici dengeleme aracı mı?

Haber Görseli
05.02.2026 22:20 - Kaynak: Turizm Güncel

64 milyon ziyaretçi ve 65 milyar dolarlık gelirle öne çıkan turizm, üretim ve dış ticaret açığı veren ekonomi için kalıcı bir çözüm mü, yoksa geçici bir dengeleme aracı mı? Ekonomist Erol Karabulut’un verileri, hizmetler sektörünün tek başına yapısal sorunları kapatmaya yetmediğine işaret ediyor.

Turizm ve taşımacılık gibi düşük katma değerli ve dış şoklara açık alanlarda 120 milyar Dolar’lık “devasa” bir rakam açıklandı.

2025 yılında 64 milyon ziyaretçiden 65 milyar Dolar gelir elde edilmiş? Bu, sürekli döviz açığı bulunan ekonominin ayakta kalmasını sağlayan “zorunlu bir pansuman” mı? Kalıcı ve sürdürülebilir doğrudan yabancı sermaye girişine ihtiyaç yok mu?

Ekonomist Erol Karabulut’un derlediği verilere göre, hizmetler, özellikle turizm, sektöründe eski canlılığın devam etmesi pek olası görünmüyor.

Zaten, 2025’te ancak 2024’ü tekrar eden trend bunu gösteriyordu. Tüketici de ülkemizin artık “pahalılandığını” kısmen anladı. Birkaç yıllık deneyimden sonra iyice anlayacak!

Genel olarak, önümüzdeki dönem birkaç eğilim var.

Lüks tüketimin artması, sürü etkisi ile sığ sularda yüzme (Yalnız sayıya odaklı), enflasyon ve faiz beklentileri ile açığı kapatmakta “makyajdan” öte anlam taşımayan hizmetler sektörünün görece başarısı (Fiyat/Kaliteye).

İç talep ve ihracatın zayıf kalması ile sanayi üretimi ve gecikmeyle istihdam da daralma görülecek. Açıkların bir kısmı için turizm yine pansuman görevi alacak mı?

(Ancak turizm de, “Eksi 14 büyüyen” tarım sektörü baskısı artıyor.)

TCMB’ye göre Türkiye, sanayi üretimi ve mal ihracatı yapmak için yüksek oranda ara malı ithalatı yapmaktadır?

Hizmetlerden, turizmden gelen döviz, ancak yarayı “pansuman” eder, ya iyileşme?

Doğrudan sermaye girişi de zayıf olduğuna göre…

Hizmetler dengesindeki 120 milyar Dolar’lık hacim, bu açıkla yutulmaktadır.

Turizm, yoksa üretim ve ticaret açığı verenlerin makyaj malzemesi mi?

Olsa olsa ekonomide en düşük maaşı verdiği turizm çalışanların alın terini mecburen! Çünkü hibe teşvikler bitti ve en az 20 çeşit vergi ödüyor vs, mesela!

Türkiye'nin asıl sorunu hizmet satamamak değildir, mal üretirken dışarıya (ithalata) olan bağımlılığını kıramamasıdır. İthalata en az bağımlı Hizmetlerden ve turizmden gelen döviz, sanayideki yapısal açığı kapatmaya yetmediği sürece cari açık kronik bir sorun olarak kalacaktır.

Turizmci bu açıdan, “zengin” sanayi ülkelerinin “yorgun” işçilerini ekonomik koşullarda ağırlayan “fakir” bir işçi mi?